Ve Sanat “Merhaba” Dedi

 

Sanat insanın kendini ifade edebilme duygusunda ortaya çıkmış. Bir çeşit iletişim aracı görevini yükleniyor gibi. Bildiğimiz, duyduğumuz kadarıyla, şu anımıza epey uzak yıllarda bir mağaranın içerisinde orada yaşayan insanlar tarafından icra ediliyormuş. Tarihin gidebildiğimiz en ucunda bu şekilde anlatılıyor yani. Resim yapan olsun, sahne oynayan ya da canlandıran olsun, av, büyü ritüelleri ve bunlar gibi birçok aktivite ile insanlar o yıllarda sanat ile temasa geçmişler. Bir tanıştırılma etkinliği olmaksızın bunları benimseyip içli dışlı bir halde bunlarla hayatlarını devam ettirmişler. Doğal yollardan ilerleyen bir ilişki kurmuşlar bir bakıma. Ne kadar da güzel yapmışlar ki biz hala onları anabiliyoruz.

Geçmişi bir kenara alıp şimdiye gelirsek nasıl oluyor?

Biz doğup büyürken resmi olarak Sanat ile tanıştırılıyoruz. Biri geliyor bak bu Sanat hadi onunla tanış diyor. Biz de merhaba deyip memnun oluyoruz. Daha sonra kendisiyle seviyeli bir ilişki başlatıyoruz ilk başta. Bazılarımız onunla arkadaş oluyor, bazılarımız ilişkiyi seviyeli kısmında bırakıyor, çok sıkı fıkı olmak istemiyor ama yine de hayatlarının bir yerinde duruyor. Çünkü onun arkadaşlığı oldukça enteresan bir şey bakarsan her yer de ve her şeyde ona dair ya da onu besleyen bir detay görebiliyorsun. İnanılmaz bir şey gerçekten. Hayatta o kadar çok alanda var ki Sanat. Yolda yürürken dahi az çok bir şekilde maruz kalmamamız çok zor. Bu bir heryerdelik teorisi gibi bir şey.

Peki Sanat’a ulaşımımız bu kadar engelsiz iken o insanlardan farkımız ne?

Yani insan dediğimiz akıllı canlı henüz iletişim dili dahi gelişmemişken önce Sanat’a merhaba demiş. Resimler, ritüeller, oyunlar, anlatılar ve bunun gibi kim bilir daha neler. Onları biri tanıştırmamıştı. Buna rağmen Sanat hayatlarının çok içindeydi. Yani aslında bize bırakılmış olan bu Sanat mirasını nasıl değerlendireceğimiz bakış açımızla ilgili. Sanat bize her yerden farklı şekillerde “Merhaba” diyor. Yolda yürürken, bir yerde kahve içerken, evde zaman geçirirken, işte çalışırken her yerde rastlayabiliyoruz ona. Görmesek de hep orda bir nevi. Bu Merhaba’ya bir karşılık lazım. İçimizdeki sanat güdüsünü harekete geçirelim. Sanat’a niyet edelim. Her gün tekrar tekrar Sanat’a “Merhaba” diyelim, çünkü hayat böyle çok daha güzel.